Bebeğinizin Alacağı Doğru Pozisyonlar

Karnınızdan çıktığında, bebeğinizin boynunu biraz eğmek, karnına dokunmak ve onu yan yatırmak kafasının içinde sakinleşme refleksini tetikleyen sensörleri aktive eder. Erken doğum uzmanları, bu minicik bebekler dokunulabilecek hâle gelir gelmez onları eğik ve yan pozisyonda yatırırlar. (Birçok yetişkin bile kıvrılıp fetüs pozisyonunda yatmayı rahatlatıcı bulur.)

“Karna dokunmak” da, bize maymun atalarımızdan kalan bir refleks olarak bizi rahatlatabilir. Milyonlarca yıl boyunca maymun yavruları için annelerinin kürküne tutundukları, karınlarının birbirine değdiği pozisyonlarda sakin kalmak hayati Önem taşımıştır. Bu karın temasıyla sakinleşmiş olan hayvanların daha az huysuzlanmış, daha az düşmüş, yani daha fazla hayatta kalıp genlerini kendi bebeklerine aktarmış olması mümkündür.

Yan ya da yüzükoyun yatırmak  bebeğinizin istemeden Moro refleksini tetiklemesine engel olur. Huysuz bir bebeği sırt üstü yatırıp ona sarılmak, onu aynı anda hem sakinleştirip hem de çimdiklemeye benzer! Kucaklama kısmı harikadır, fakat sırt üstü yatmak bazı küçük bebeklerin kendilerini güvende hissetmemesine sebep olabilir.

Bu pozisyonda en küçük bir rahatsızlık ya da ağlama, beynın pozisyon sensörlerini tetikleyebilir ve bebeğinizin, sanki ağaçtan düşüyormuş gibi bağırıp kollarını hareket ettirmeye bamasına sebep olabilir.

Diğeryandan bebeğinizi yan ya da yüzükoyun yatırmak beynindeki Pozisyon sensörlerinin şu mesajı göndermesini sağlar:  Endişelenme.  Her şey yolunda.” (Bebeğinizin Mororefleksi , tetiklendiktensonra yan ya da sırt üstü yatırsanız bile beyninin bu mesajı net olarak alıp sakinleşme refleksini aktif hâlegetirmesi bir ya da iki dakika sürebilir.) Bazı bebekler pozisy0n konusunda o kadar duyarlıdır ki, onları sadece yanlarından  karınlarının üzerine doğru hafifçe çevirmek bile sakinleşmeleri için yeterli olabilir. Ve onları azıcık da olsa sırt üstü yatmaya doğru döndürmek paniğe kapılmalarına sebep olabilir. Bebefit yeni ürünleri ve büyük kampanyaları ile sizlerle.

Çocuklarda Beslenme

 

Hamilelikte beslenmenin önemi herkesçe bilinen bir konudur. Hamilelikte beslenmenin iki amacı vardır: Birincisi anneye ve ilerde çocuğa gerekli olun temel haşinleri sağlamak. İkincisi aşırı, ya da yetersiz beslenmeden doğacak tehlikeleri önlemek.

(adan sağlar. İlerde bebek ihtiyacı olan bütün besinlerin sağlanması ve an .enin hamileliğin güçlüklerini atlatabilmesi için anne adayının, iki kişinin ihtiyacını karşılayacak şekilde yemesi gereklidir. Ancak iki kişinin ihtiyacı kadar yemek demek, miktarın artması değil besin artması olarak anlaşılmalıdır.

Bilindiği gibi vücudumuz için gerekli temel besinler çoğunlukla enerji veren gıdalarda bulunur. Bu besinler organizma için gerekli kaloriyi sağlarlar. Proteinler, şekerli ve yağlı besinler olmak üzere üçe ayrılırlar. Bu besinler düzenli bir biçimde ve birbirleriyle orantılı olarak alınmalıdır.

Proteinler çoğunlukla et. süt, peynir, yumurta, balık gibi hayvansal gıdalarda bulunur. Hücrelerin oluşmasını ve yenilenmesini sağlarlar. Ayrıca hamillikle ceninin dokularının oluşmasını, rahmin gelişmesini, sağlar ve bebeğin beslendiği ?an’ı artırırlar. Bu yüzden proteinlerin önemi hamilelikte bir kat daha artar.

Şeker ise çoğunlukla ekmek, makama, pilav, patates, sebze, meyve. bal ve tatlılarda bulunur. Şekerin görevi enerjiyi üretmektir. Vücudumuz sarfelliği güç oranında enerji tüketir. Fazla şeker alınması halinde, organizma hepsini birden harcayamaz ve dolayısıyla şişmanlar.

Yağlar vücudumuza gerekli olan kalori ve enerjiyi sağlar. Yağlı besinlerin aşırı tüketilmesine çok dikkat edilmelidir. Zira kalori değerleri çok yüksektir. Ayrıca fazla yağ tüketimi kanda kolestrolün yükselmesine sebep olur. Tüm bebek ihtiyaçlarınızı bebefit mağazasından alabilirsiniz.

Hamilelikte bütün bunlar göz önünde bulundurulmalı, düzenli ve uygun bir perhiz uygulanmalıdır. Kısaca özetlemek gerekirse hamilelik döneminde ağır yağları azaltın. Yemekleri, hazmı kolay, ayçiçeği yağında kızartın. Daha iyisi kızartmadan vazgeçip ızgara yapmaya başlayın. Günde yarım kilo süt için. Bol bol taze meyve ve sebze yiyin. Hatta kabuğunu soymadan, kepekli ekmek, salata, et (özellikle böbrek ve karaciğer) tavuk, balık, yumurta, fasulye, nohut ve mercimek yiyerek mineralleri. vitaminleri ve gereken proteinleri alabilirsiniz. Şekerli kekler ve undan vazgeçin. Bol bol sıhhi yemek yiyin! Arabalı yatak ve genç odası ile alakalı makalelerimizi okumanızı tavsiye ediyoruz.

BEBEK GELİŞİMİ

2- Yavaş yavaş büyük beynin doğum kanalında takılmasını engellemek için çok pürüzsüz bir kafa tasarımı oluştu. Dış tarafında sadece kaygan bir deri, kıvrılabilen kulaklar, küçük bir çene ve burun vardı. îç tarafında üzerine baskı uygulanabilen bir beyin ve kendini daha dar  ve doğuma daha uygun bir elips şekline dönüştürebilen  yumuşak bir kafatası oluştu.

  1. Büyük başları, karından çıkarken hareket etmeye başladı. (Muhtemelen sıkı bir tıpayı bir şişeden çıkarırken onu döndürmenin işinizi kolaylaştırdığını fark etmişsinizdir.)

Bu üç düzenlemenin büyük faydası oldu. Fakat bebeklerimizin beyinlerinin büyümeye devam edebilmesini sağlayan en önemli değişiklik, “erken tahliyedir”.

  1. Ben, yüz binlerce yıldır büyük beyinli bebeklerin, doğum kanalında sıkışma şansını azaltmak ve hayatta kalma şanslarını artırmak için biraz erken doğmaya başladığına inanıyorum. Diğer bir deyişle, onlar erken tahliye ediliyor.

Günümüzde anneler, güvenli bir doğum için bebekleri tamamen olgunlaşmadan yaklaşık üç ay önce doğum yapmaktadır.

Fakat size her annenin söyleyebileceği gibi  tüm bu düzenlemelere rağmen doğum hâlâ oldukça zorlu bir iştir. Başlarınınçapı yaklaşık 11.5 santimetre olan fetüslerimizin, tamamen pilmiş, yaklaşık 10 santimetre çapındaki bir rahim boynundan geçmek için epeyce sıkışması gerekir. Ebelerin doğum sırasında rahim boynuna “ateş çemberi” demesine şaşmamak gerekir.

Bir yetişkinin yarı boyunda ya da kilosunda bir bebeği doğurmalının nasıl olacağını hayal edin. Elbette, 90 santim boyunda, 36 kilo _ ağırlığında yeni doğmuş bir bebek çok saçma bir görüntü olurdu.  Bir de, başının boyutu bir yetişkininkinin yarısı büyüklüğünde bir bebek doğurduğunuzu düşünün. Bu kulağa daha da saçma geliyor :, fakat aslında bu boyut, yeni doğmuş bir bebeğin kafasının yanında küçük kalır. Doğum anında bebeklerimizin kafası, bir yetişkinin kafasını neredeyse üçte ikisi büyüklüğündedir.

BEBEGİNİZ  DOĞDU

Bir bebek sahibi olmak harika bir duygudur. Ayrıca, sizi aynı anda hem ağlatacak he güldürecek hem de şaşkına çevirecek deneyimlerle doludur.

Yeni bir ebeveyn olarak en önemli göreviniz, bebeğinizi deliler gibi sevmektir. Onu sevgiyle kucakladıktan sonraki önemli görevleriniz ise onu beslemek ve ağladığı zaman sakinleştirmektir.

Bu iki görevi yerine getirmekte başarılı olan anne-babalar kendilerini gururlu, güvenli ve dünyanın tek hakimi gibi hissederler. Onların bebekleri dünyanın en mutlu bebeğidir ve onlar, mahallenin en iyi ailesidir. Fakat bu görevleri yerine getirmekte sıkıntı çeken anne ve babalar genellikle umutsuzluğa kapılır.

Neyse ki bir bebeği doyurmak genellikle oldukça basit bir iştir. Yeni doğmuş bebeklerin çoğu emme işini, midelerini doldurmada doktara dereceleri varmış gibi kolaylıkla öğrenir. Fakat ağlayan bir bebeği sakinleştirmek, beklenmedik derecede zorlayıcı olabilir.

Hiçbir aile, yeni doğmuş tatlı bebeklerinin ‘’zor’’ olmasını beklemez. Ailelerin ve arkadaşların anlattığı korkutucu hikayeleri kim dinler ki? Bizler bizim çocuğumuzun kolay bir bebek olacağını varsayarız. Yeni ebeveynlerin, bebekleri susturmanın ne kadar zor olabileceğini öğrendiklerinde şok olmalarının sebebi de budur.

Ağlamanın kötü olduğu söylenemez, hatta ağlamak iyidir. Doğanın, çaresiz bebeklerin dikkatinizi çekebilmeleri için bulduğu harika bir yoldur. Ve bebeğinizin dikkatinizi çekmeyi başardığında, muhtemelen olası durumları içeren bir listeyi gözden geçirirsiniz:

  • Acıktı mı ? Onu doyur.
  • Altını mı ıslattı ? Bezini değiştir.
  • Kendini yalnız mı hissetti ? Kucağına al.
  • Üşüdü mü ? Kalın giydir.

Sorun, hiçbir şey işe yaramadığı zaman başlar.

Çocuklarınız için arabalı yatak almak isterseniz bir sonraki yazımızı okuyabilirsiniz.

Her beş bebekten birinin, ortada belirgin bir sebep yokken tekrarlanan ağlama krizlerine girdiği tahmin edilmektedir. Bu her yıl doğan neredeyse milyonlarca sevimli bebek, saatlerce süren, kızarmış suratlar ve sıkılmış gözlerle ağlama krizlerinden muzdariptir.

 

BEBE GİYİMDE UYGUN FİYATLI ALIŞVERİŞ

 

Bebeğinize her şeyin en güzelini en kalitelisini almak istersiniz. Peki uygun fiyatlı alışveriş yapacağınız yerleri biliyor musunuz? Sizler için uygun fiyatlı bebe alışverişi yapma konusunda bir kaç tüyo vereceğiz.

Öncelikle bebeğinizin olmazsa olmaz ihtiyaçlarını halletmelisiniz. Bunların en başında bebek odası geliyor. Bebek odasını kampanyalı bir şekilde satan bir çok bebe giyim mağazası mevcut. Bu mağazalar hem alışveriş merkezlerinde hem de internet sitelerinde oldukça fazla sayıda bulunmakta. İnternet sitelerinde ki tek dezavantaj fotoğraflara bakarak almanız yani ürünü görüp elleme şansınız yok gerçi artık bu durumda değişti gelen ürünü beğenmezseniz hemen iade edebiliyorsunuz veya değiştirebiliyorsunuz. Tabi ki bunun için bilindik markalar kullanmanız da çok önemli bir husus. Ünlü markalar hiç baş ağrıtmadan ürünü değiştirecek veya iade talebinizi karşılayabilecektir. Diğer küçük esnaftan alacağınız ürünleri değiştirirken büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Birde bebek odasını internetten alacaksanız monte-demonte şeklinde almalısınız. Genelde büyük markalar artık zaten bu şekilde üretmekte ancak siz yine de emin olmadan kesinlikle alışveriş yapmayın. Bebek mağazasından alacaksanız da montaj için gelip gelmediklerini mutlaka sormanız da fayda var. Bebek odasını hallettikten sonra bebek arabası bakmaya başlayabilirsiniz. Bebek arabaları için o kadar fazla sayıda örnek var ki ilk etapta kafanız karışabilir. Bu durumdan kurtulmak için internet ortamında en iyi fiyat karşılaştırması yapan siteler ile bağlantıya geçebilirsiniz. Bu siteler hem ürünü kalitesine göre karşılaştırmakta hem de ürünü fiyat olarak sıralandırmaktadırlar. Bir kaç günlük araştırmadan sonra bebek arabası alımını yapabilirsiniz. Birde garanti belgesi ve kalite belgesi konularını iyi araştırmalısınız kesinlikle kalite belgesi veya garanti belgesi olmayan bebek arabalarından tercih etmeyiniz. Bir sonraki yazımızda bebe tekstilden bahsedeceğiz.

BEBEKLERE BANYO YAPTIRIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ

Bebeğiniz için en önemli konulardan biride temizlik ve hijyen. Peki bebeğinizi banyo yaptırırken nelere dikkat etmelisiniz?

Bebekler doğumdan itibaren sürekli temiz tutulmalıdır çünkü derileri çok hassas olan bebekler her türlü mikroba ve bakteriye açık varlıklardır. Bebeklerinizi özellikle yaz aylarında veya sağlayabiliyorsanız her gün banyo yaptırmanızda fayda var. Eğer kış ayında doğmuşsa bebek yada sıcak ortam sağlayamıyorsanız en azından 2 günde 1 mutlaka banyo yaptırmalısınız. Atladığınız günlerde ise kesinlikle lokal temizliğini atlamamalısınız. Peki bebeğinize banyo yaptırırken nelere dikkat etmelisiniz? Bugün ki yazımızda bundan bahsedeceğiz. Öncelikle bebeğiniz banyo yapacağı sırada mutlaka banyo yapacağı yerin oda sıcaklığı seviyesinde olmalıdır. Oda sıcaklığı seviyesini ayarladıktan sonra bebek mağazasından aldığınız bebek küvetinizi hazırlamanız gerekmektedir. Bebek küvetini hazırladıktan sonra bebeğinizi yıkayacağınız suyun derecesini ayarlamanız gerekmektedir. Kesinlikle bebeğinizi çok sıcak veya çok soğuk suda yıkamamalısınız. Ilıktan biraz daha sıcak diye tabir ettiğimiz seviyede bir suyla bebeğinizi yıkmanız gerekmektedir. Uzmanlar artık çeşme sularının zararlarından çokça söz etmeye başladılar. Şebeke suları genelde tam arınmamış olarak evlere servis edilmektedir o yüzden bebeğinizde bakteri sayısı yüksek olabilecek şebeke suyuyla yıkamanızı bizde çok tavsiye etmiyoruz. Bir su firmasından edineceğiniz hazır suyla bebeğinizi yıkamanız bebeğinizin sağlığı açısından çok önemli olacaktır. Evet banyo yaptırmaya artık ortam hazır diye düşünebilirsiniz ancak atladığınız çok önemli bir husus daha var. Güvenlik! Bebeğinizi banyo yaptıracağınız yere götürmeden önce etrafta ki bebeğinize güvenlik açısından sıkıntı yaratabilecek eşyaları kaldırmanız gerekmektedir. Ayrıca yerlerde de su birikintisi veya kaygan bir şey olmaması bebeğinizin güvenliği açısından çok önemlidir. Bebek kucağınızda iken kayıp düşmeniz halinde çok feci durumlarla karşılaşabilirsiniz.